www.laldegerleme.com.trLal Gayrimenkul Değerleme ve Müşavirlik AŞ tarafından hazırlanan raporda geçmiş global kirizin etkisi ve Amerika'daki mortgage kirizinin sonucunda etkilenen piyasalar. Kıta Avrupası olarak adlandırılan İngiltere, Rusya, Norveç ve İspanya'da kirizin etkileri nasıl görüldü. Türkiye'nin 8 büyük ilinde 2009 yılı ve 2010 yılı için beklentiler neler? Ayrıca bu illerde değer kazanan bölgeler nereleri ve nedenleri hakkında detaylı bir rapor hazırlanmış.
Ocak 2010 itibariye yayınlanan raporda gayrimenkul sektörünün 2009 yılı içindeki durumu ayrıntılı olarak ele alındı ve gayrimenkul dışındaki diğer ekonomik etkinliklerin yıl içindeki seyri değerlendirildi. Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz, ise raporun 2010 yılına ilişkin beklentilere de ayrıntılı olarak değindiğini belirtiyor.
Bu rapordan derlediğimiz bir bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Eğer isterseniz www.laldegerleme.com.tr sitesinin Basın Odası menüsünden raporun tam metnine ulaşbilirsiniz.
İSTANBUL'DA PRİM YAPAN BÖLGELER
Üçüncü köprü bağlantı yollarının bu bölgeden geçeceğine yjnelik alınan duyumlar ile bu bölgelerdeki lüks konut ve villa projelerinin olması Çatalca-Silivri bölgesindeki arsa fiyatlarını artımış durumda.
KARTAL, PENDİK, TUZLA lokasyonunda, stüdyo dairelerin yapımı ve bu dairelere olan müşteri talebi de bu bölgeyi değerli kılmaktadır. Metro hattının Üsküdar, Altunizade, Ümraniye, Dudullu yönünde ilerlemesiyle bu hatta kalan semtlerin değer kazanması beklenmektedir. Söz konusu bu hatta yeni konut projeleri olacaktır. Ayrıca denizin altından iki kıtayı birleştirecek olan Marmaray projesi de Üsküdar’dan geçeceği için bu nokta oldukça değerlenecektir.
KÜÇÜKÇEKMECE ise TOKİ’nin Kayabaşı Konutları’yla yepyeni bir çehreye kavuşacaktır.
TOKİ 60 bin konutun yanı sıra Halkalı’da Tema Park inşa edecektir. Göl manzarasının olması ise buradaki projelerin değerini artırmaktadır. Gölün yanı başında Divan Residence yapılmakta ve bu dairelerin 115 bin-285 bin fiyat aralığında olması söz konusudur. Ayrıca Bosphorus City ve Avrupa Konutları da bölgeyi bir çekim merkezi haline getirecektir. Başakşehir de İstanbul’un yükselen değerleri arasındadır. Metro’nun buraya ulaşması ile fiyatların artmasının beklendiği Başakşehir’de Kiptaş ve Metrokent konutlarının satışına başlanmıştır. Mesa-Nurol ortaklığının 1400 konutluk Başakşehir Evleri, 3 etaptan oluşan, 1+1’den 4+1’e kadar seçenekler sunmaktadır. Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt ilçe olduktan sonra nüfusu 200 binin altına inen ilçede yazlık nüfus yarım milyona yaklaşmaktadır. Güzelce Villaları, Toscana Vadisi, Pelican Hill gözde projeleri arasındadır. Ataşehir-Şerifali Batı Ataşehir’in gelişme çizgisi Doğu Ataşehir ve Şerifali’ye doğru ilerlemeye devam etmektedir. Doğu Ataşehir’de Towerland, Şerifali’de yeni yapılan rezidanslar dikkat çeken projelerdir. Kurtköy, Sabiha Gökçen Havaalanı’ya yapılan yatırımlar, Kurtköy’ün değerini giderek artırmaktadır. Bu bölgede, % 95’i tamamlanmış Tepe Park Villâları ve Alize Park Evleri, uygun fiyatlarıyla dikkati çekmektedir.
SARIYER - BEYKOZ ise üçüncü köprünün yapılacağı noktada bulunmaktadır. Tarabya ve Beykoz, bugüne kadar adını butik projelerle duyurmuştur. Köprünün bağlantı yolları nedeniyle bu bölgenin zaman içinde imar planında değişiklik olması beklentisi fiyatları şimdiden hareketlendirmiş durumdadır. Bu bölgelerin imar iznine uygun hale gelmesi, burada inşa edilmiş olan villaları kaçak durumdan kurtaracak ve bu lüks sitelerin değeri artacaktır.
ANKARA EMLAK PİYASASI
2009 yılında Ankara’da kiralar ortalama değerinde kalmıştır. Ankara için de tahminlerimiz 2010 yılında durgunluğun biteceği ve piyasanın hareketleneceği yönündedir. Ankara’daki emlak piyasasına baktığımızda şehrin yerleşim hareketliliğinin dışarıya doğru kaydığını görüyoruz. Son yıllarda Bilkent, Beysukent, Çayyolu, Ümitköy planlı bir şekilde gelişmektedir. Bunun yanı sıra Ümitköy’den sonra Yaşamkent gibi yerleşkelerin oluşması batıya doğru şehrin büyüdüğünü göstermektedir. Bu bağlamda Ankara’nın batısındaki arsa ve arazilerin de değeri gün geçtikçe artmaktadır. Bu bölgelerdeki arsalar ileride cazip bir yatırım olacaktır. Ayrıca şehrin Eryaman, Temelli, Oran, İncek, Dodurga Köyü gibi yerleri de hızla büyümektedir.
Altındağ, Mamak semtleri de geçmişte varoş diye tabir ettiğimiz ve gecekondulardan oluşan kimliğinden çıkarak şimdilerde TOKİ’nin yaptığı toplu konutlarla şehrin modern yapısına ayak uydurmaktadır. Kentsel dönüşüm içinde olan Altındağ bölgesi yatırımcıların dikkatini çekiyor.
İZMİR, BURSA, ANTALYA, ADANA, KONYA VE KAYSERİ'DE DURUM NEDİR?
İZMİR: Geçmişte merkezi bölgeleri olan Karşıyaka, Çiğli, Bornova, Buca, Gaziemir ve Konak’ta gayrimenkul için talep görmekteydi. Şimdi bu bölgelerin daha iç bölgeleri Alsancak, Bostanlı, Mavişehir, Narlıdere de rağbet görmeye başlamıştır. İzmir’de birim metrekare aylık kira fiyatları 5,49’dan 4,47’ye iki sene içinde inmiştir. Satılıklarda ise iki sene içinde rakamlar birim metrekarede 1073’ten 1006’a düşmüştür. Arsa yatırımı için Menemen-Çiğli, Gaziemir – Torbalı arasındaki bölge, bunun yanı sıra da Urla, Güzelbahçe ve Zeytinalanı gittikçe değerlenmektedir. Ayrıca Hüsnü Özyeğin'in FİBA Gayrimenkul şirketi, Mavişehir'de 37.000 metrekare arazi üzerinde 624 lüks konutun inşaatına 2010 başı gibi başlayacaktır. Bunun yanı sıra Mopsan İnşaat 1.400 konutluk 2. etap projesini, Ege-Koop Karşıyaka ve Urla’da 25. Yıl Konutları ve Dört Mevsim Konakları’nın inşaatına da başlatacaktır. Folkart da Mavişehir’de 22 katlı rezidans inşa edecektir.
BURSA: Geçmişte Çekirge, Kükürtlü, Bademli, Göynüklü bölgelerinde yoğunluk ve talep varken şimdilerde talep, İhsaniye, Beşevler, FSM Bulvarı, İrfaniye ve Özlüce semtlerine yönelmiş durumda. Buralardaki emlak kalitesi ve bu bölgelerin merkezi oluşu tüketici taleplerinin artmasını sağlamıştır. Bununla birlikte de arz talep dengesinden ötürü kiralıklarda ve satışlarda fiyatların yükselmesine neden olmuştur. Birim metrekare aylık kira fiyatları 5,21’den 4,69’a inmiştir. Ancak bu bile Ankara ve İzmir’deki birim metrekare aylık kira fiyatlarından yüksektir. Ayrıca birim metrekare satış fiyatları da 1027’den 841’e düşse de Ankara’dan daha yüksek fiyatta seyretmektedir. Şehrin gelecekte de İzmir yönüne doğru genişleyecektir. Suha Grup, Yeşeren İnşaat, Çavuşoğlu ve Bozbey İnşaatın birlikte oluşturduğu BUR-OL İnşaat tarafından yapımı süren Doğuş Park ile Bursa’nın modern konut ihtiyacı son dönemde karşılanmış ve karşılanmaya devam edecektir.
ANTALYA: Gayrimenkul fiyatları hızla yükselmektedir. Eski Lara Caddesi, Kemerağzı oteller bölgesi, Konyaaltı, Kuzeykent, Yeniköy, Yeşilbahçe ve Fener gayrimenkul değerleri açısından yükselişini sürdüren bölgelerin başında geliyor. Bu bölgelerdeki imarlı arsaların metrekare fiyatı 50 Euro’dan başlayıp, 300 Euro’ya kadar çıkabilmektedir. Kepezüstü ve Döşemealtı bölgeleri ile Korkuteli ve Aksu ilçesi, önümüzdeki dönemde gelişmeye en uygun yerlerden. Bu bölgedeki konut imarlı arsaların metrekaresi 100 ila 250 TL, ticari ve sanayi imarlı arsaların metrekaresi ise 150 ila 500 TL’den satılmaktadır. Şehir merkezi ile Konyaaltı arasında bir geçiş noktası olan Meltem Mahallesi, her iki tarafa olan yakınlığı, binaların yeni olması ve üniversitenin yakınında bulunması nedeniyle cazibesini korumaktadır.Antalya’nın turizm konusunda başı çekmesi bölgedeki gayrimenkul fiyatlarının artmasını sağlamaktadır. Bu nedenle de yatırımcıların piyasanın durgun olduğu dönemde gayrimenkul satın alması akıllıca olacaktır.
ADANA: Son dönemde Karaisalı yolu, Kozan yolu ve M1 Alışveriş Merkezi’nin olduğu bölge Adana’nın değeri yükselen yerleri. Bu bölgedeki arsa ve arazilerin metrekare fiyatının 80 ila 200 TL arasında. Adana’da Seyhan ilçesinin kuzeybatısı ve Yüreğir ilçesinin de kuzeydoğusu, değeri yükselen diğer bölgeler olarak göze çarpmakta. Bu bölgedeki daire fiyatları ise metrekare bazında 800 ile 1000 TL’dir. Güzel Yalı, Mahfesığmaz, Yurt, Mavi Bulvar üstü ve Kurttepe de yükselmekte olan bölgelerdir. Buralarda da konutların metrekare fiyatları 800 ile 1000 TL arasında. Kuzeybatı yönündeki Kabasakal, Şambayat, Karahan, Çakal Kuyusu ve Kireç Ocağı bölgeleri gayrimenkul açısından yükselmekte ve imarlı arsaların metrekaresi 40 ile 100 TL arasında değişiyor. Ziyapaşa semtinde göze çarpan eksiklik ciddi bir AVM’nin olmaması. Ulaşımı sorunsuz olan, alt yapısı tamamlanmış, konutların fazlasıyla talep gördüğü bu semtte AVM için arazi kalmamış. Şehrin bu kısmında yatırım yapılacakken bu eksiklik göz önünde bulundurulmalıdır. Şehrin kuzeydoğu tarafında da Yüreğir taraflarında TOKİ’nin toplu konut çalışmaları devam etmektedir.
KONYA: Selçuklu, İstanbul Yolu, Adana Yolu, Meram, Karatay bölgesinde (Merkez ve Kaşınhanı arası) Çevreyolu ve Karaman Yolu civarı Konya’da son dönemde gayrimenkul açısından yükselişte olan bölgeler. Bu bölgelerdeki tarlâların metrekaresi 2 TL’den başlayıp, 20 TL’ye kadar çıkmakta. Bölgedeki konut imarlı arsaların metrekaresi, 20 ila 55 TL’den işlem görüyor. Sanayi imarlı arsaların metrekaresi ise 15 ila 80 Euro gibi değişen fiyatlarlarla alıcı buluyor. Konut fiyatları ise ortalama 50 ile 80 bin TL arasında. İstanbul yolunu, Ankara yoluna bağlayan çevre yolu civarındaki araziler, ayrıca Meram bölgesinde ise şehir dışına yapılan TOKİ’nin konutları da modernliği ile talep görmektedir. Karatay bölgesi de yatırımcıların yoğun talep ettikleri yerler arasında.
KAYSERİ: Konutta doğuya, sanayide ise batıya doğru büyümektedir. Kayseri bilindiği üzere Anadolu’nun sanayi ve ticaret şehirlerinden biri. Alpaslan Mahallesi, Kılıçaslan Mahallesi, Gültepe Mahallesi ve eski Kayseri bölgesi yükselmekte olan yerler olarak göze çarpmakta. Bu bölgelerdeki imarlı arsaların metrekaresi 1,000 TL’den başlayıp 2,500 TL’ye kadar çıkabilmektedir. Yine aynı yerlerdeki konutlar ise 80 - 150 bin Euro arasında satılmakta.
KITA AVRUPASI'NDA EMLAK FİYATLARI %5-10 ARASINDA DÜŞEBİLİR
Gayrimenkul sektörünün gelişmiş olduğu Avrupa ülkelerinden İngiltere, Rusya, Norveç ve İspanya’da % 20 civarında bir fiyat fonksiyon düşüşü görülmüştür. A tipi ofislerin satış değerlerinin bu denli fiyatlarının düşmesi kiralara da yansımış ve % 30 civarında A tipi ofis kiraları düşmüştür. 2009’un ikinci çeyreği itibariyle Avrupa’da A tipi ofis boşluğu % 10 seviyelerine çıkmıştır. Bu durum en çok gelişmekte olan piyasaları etkilemiştir. Ekonomideki işsizlik oranlarının yüksekliği, tüketici talebinin azlığı, enflasyonist baskılar, yavaşlama gibi olumsuz etmenler gayrimenkul piyasasının toparlanmasını engelleyecektir. Finansman riski, kiralar üzerinde süren baskı ve mülkiyet sahibi olmaya yönelik talebin azalmasına yol açacaktır. Görüşler, Kıta Avrupa’sında gayrimenkul fiyatlarının altı ay içindeki periyotta %5-%10 arasında bir düşüş olacağı yönündedir. Gayrimenkul yatırımları, Avrupa’da 2009’un başlarında ortalama 24 - 25 Milyar Euro olmuştur. 2008’de bu rakam 57 Milyar Euro civarında gerçekleşmiştir. Bu demek oluyor ki gayrimenkul, geçen yıla oranla yaklaşık % 40’lık bir gerileme yaşamıştır.
İNGİLTERE'DE 2009’un ikinci çeyreği itibariyle ofiste % 4,4 değer kaybı yaşanmıştır. Bununla birlikte perakende de % 4, lojistik depolama alanlarında ise % 3,9’luk bir değer kaybı görülmekte.
ABD’DE ise, piyasanın tepe noktasından 2009’un ikinci yarısına, ofisler için istenen fiyatlar ortalama % 10 ile % 25 arasında, ofis kiraları ise % 25 - % 50 arasında düşmüştür. 2009 yılının ilk yarısında, ABD'de ticari emlak satışları 16 Milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 80 ve piyasanın tepe noktasına ulaştığı 2007 yılının aynı döneminde erişilen 231,4 Milyar Dolarlık satışa kıyasla % 93 oranında daha azdır. ABD’de yeni konut inşaatları 2008 yılında % 33,3 azalma göstermiştir. 2009’un ilk çeyreğinde % 19,75 ve 2. çeyreğinde % 7,76 gerileme ile bu eğilim devam etmiştir. Ev satışlarıysa 2008 yılında % 13,1 oranında azalma göstermiştir ancak 2009’un 1. çeyreğinde düşüş hızı yavaşlayarak % 3,3’e gerilemiş, 2. çeyreğinde ise pozitife çıkarak % 3,8 büyüme kaydedilmiştir. Phoenix ve Las Vegas fiyatları, 2000 yılı düzeyinin yaklaşık % 10 üzerinde olmakla beraber beklenen tepe noktalarından % 50 daha az değer taşımaktadır.
ASYA’DAKİ duruma baktığımızda ise yatırımcıların, birinci sınıf konutlardan ziyade ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenen uygun fiyatlı konutları hedeflediklerini görüyoruz. Ticari gayrimenkul piyasası bakımından her ne kadar kiralar 2008’in son ve 2009’un ilk çeyreklerinde şiddetli bir biçimde düştükten sonra, şimdi istikrarlı bir seyre kavuşmuş olsa da 2009 yılının 4. ve 2010 yılının 1. çeyreği için ekonomik görünüm hala negatif yöndedir.
ÇİN’DE ise durum dünya genelinden biraz farklı olarak gayrimenkul satışları yılın ilk altı ayında % 53 artış göstermiştir. Çin’in 70 büyük şehrindeki ev fiyatları ilk dokuz ayda % 11,6 yükselmiştir. Dünyadaki konjonktürün aksine Çin’deki bu gayrimenkul fiyat yükselimi, Çin hükümetinin de dikkatindedir ve hükümet fiyatları düşürmek için çalışmaktadır.
HONG KONG’TA ise A tipi ofis boşluğu % 6,7 civarındadır. Kiralar % 10 kadar düşmüştür. Ofis sermaye değerleri, 2008 yılındaki tepe noktasını % 25 aşmıştır. Yatırımcıların daire satın almak için düşük faiz avantajlarından yararlanması ile Hong Kong konut piyasası bu yıl neredeyse tamamen krizden çıkmıştır. 2009’un birinci çeyreğinde fiyatlar % 15 civarında artmıştır.
Japonya’da ise ofis, perakende ve konutta ciddi düşüşler söz konusudur.
JAPONYA'DAKİ gayrimenkul sektörüne bakınca 2009’daki on büyük iflasın sekizinin gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren şirketler olduğu görülmektedir. Bankalar da gayrimenkul sektöründeki çöküşü görmesiyle yatırımcıları ve şirketleri finanse etmede temkinli davranmaktadır. Tokyo’daki A tipi ofis boşluk oranı % 7,6 civarındadır. Diğer büyük şehirlerdeyse % 15’e kadar boşluklar görülmektedir. Arz talep fonksiyonundan dolayı da % 18’lik bir kira düşüşü de yaşanmaktadır.
GÜNEY AMERİKA’YA baktığımızda Brezilya’da hükümet 1 Milyon yeni konutun yapılması için girişimde bulunmaktadır. Yaklaşık 7 Milyon konut açığı olan Brezilya’nın içe dönük bir ekonomisi olduğu için küresel krizden diğer ülkeler kadar etkilenmemiştir. 2009’un başlarından bu yana Brezilya Real’i Euro ve Dolara karşı sırasıyla % 20,18 ve % 23,82 oranlarında değer kazanmıştır. Bununla beraber Arjantin Pezosu aynı dönemde Euro karşısında % 15,21 değer kaybetmiştir. (Dolara karşı da % 11) Meksika Pezosu ise Euro karşısında % 2,5 değer kaybederken Dolara karşı değerini korumuştur.
DUBAİ’DEKİ durum da düşüşü göstermektedir. 2009 yılının ilk yarısında Dubai’deki emlak satışlarında, önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 40’tan fazla düşüş yaşanmıştır. 2009’un ilk yarısında, 1.700 civarında satış yapılmış, geçen yılın aynı dönemine göre satışlar % 42 oranında azalma göstermiştir. Konut fiyatları, 2008'in 2. çeyreğinde ulaştığı tepe noktasından % 35 azalma göstermiştir ve toplam kümülâtif düşüş % 40 ile % 50'ye kadar ulaşabilecektir.
2009’DA İSTANBUL OFİS PİYASASI
İstanbul’daki A sınıfı ofislere 2009 yılında 144.700 metrekarelik A sınıfı ofis alanı daha eklenmiştir. Böylelikle toplamda 1.654.000 metrekare olan A sınıfı ofis arzı ortaya çıkmıştır. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Şişli, Levent, Kozyatağı ve Ümraniye yeni ofis alanları olacaktır. A tipi ofisler ve plazalar buralarda faaliyet gösterecek ve yeni ofisler inşa edilecektir.
Ancak şöyle de bir gerçek vardır: Krizin etkisiyle Avrupa yakasının A sınıfı ofis boşluğu artarken Asya yakasında bu rakamda düşüş olmuştur. İşletmelerin kira giderlerini düşürmek için Anadolu tarafındaki A tipi ofislere bakmaları ihtimal dahilindedir. Bunun için de en cazip yer Kavacık’tır. Gecekonduların yıkılıp plazalara çevrildiği ve arsa/arazi fiyatlarının inanılmaz yükseldiği Kavacık, ikinci köprüye olan yakınlığından ötürü tercih edilmektedir.
2009'DA ÜNDÜSTRİYEL PİYASA
İstanbul Avrupa yakasındaki endüstriyel alanlara baktığımızda İkitelli, Beylikdüzü, Güneşli – Yeni Bosna, Hadımköy, Ayazağa, Kemerburgaz bölgeleri karşımıza çıkıyor. Anadolu tarafında tercih edilen endüstri alanları ise Dudulu, Ümraniye, Kartal, Samandıra, Tuzla, Kurtköy, Pendik olarak sıralanıyor.
Bunların yanı sıra da İzmit’e bağlı olan Gebze de İstanbul’un endüstriyel tesislerinin yapıldığı alanlardan biri olarak hızla popülerleşmektedir. Firmalar kendi depolama tesislerini ihtiyaçlarına göre inşa etmeyi tercih etmektedir. Müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayamayan eski binalar boş durumda olup mevcut depolama stoku açısından fazla bir arz meydana getirmektedir. İstanbul’da nitelikli depolama tesislerinin az olması nedeniyle özellikle yabancı şirketler depolama ve nakliye ihtiyaçlarının karşılanması için lojistik firmaları ile çalışmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamak için maliyetleri de düşürmeyi hedefleyerek Edirne’de kurulması öngörülen 2,5 Milyon kilometrekare alana inşa edilecek olan Havsa Uluslararası Lojistik Köyü projesi vardır. Bunun 2011 de bitmesi öngörülmektedir. Böylece İstanbul için endüstriyel piyasada depolama ve lojistik olarak yakın bir merkez olacaktır. Bu sayede maliyetler de düşecek ve daha kaliteli bir alt yapı oluşturulacaktır.
2008 yılı sonu itibariyle İstanbul endüstriyel piyasasında 241.000 m2 mevcut, 583.000 m2 inşa halinde olmak üzere toplam 824.000 m2 A sınıfı boş depolama ve üretim binası stoku bulunmaktadır. Piyasadaki bu arzın %50'si Gebze'de, %34'ü ise Tuzla ilçesinde yer almaktadır. Yapılmış tesislerdeki doluluk oranı Avrupa yakasında %90, Anadolu tarafındaysa %80’dir. Son dönemde Gebze, Tuzla-Şekerpınar bölgelerinde, Avrupa yakasında ise Esenyurt, Beylikdüzü-Kıraç bölgelerinde endüstriyel depolama alanları inşa edilmektedir. 2009 yılının sonuna kadar mevcut stoka toplam 370.000 metrekarelik bir alanın eklenmesi beklenmektedir. İnşa halindeki stoklar çoğunlukla Gebze, Tuzla ve İzmit'te yer almaktadır.
255.000 m2 ile Gebze birinci sırada yer alırken, 189.000 m2 ile Tuzla ikinci, 140.000 m2 ile İzmit üçüncü sırada yer almaktadır. Önümüzdeki yıllarda endüstriyel depolama alanlarının kıtlığı nedeniyle talep doğrultusunda yeni tesislerin yapılması olmazsa olmazdır. Depolama tesisleri inşası için firmaların uygun nakliye bağlantısı olan boş arsa arayışı nedeniyle yeni alanların lojistik sektörü için önemli merkezler haline gelmesi öngörülmektedir.
2009’da AB ve ABD’li firmaların Türkiye'de üretim tesisleri kurmak üzere yer talep ettikleri görülmektedir. Başta otomotiv olmak üzere belli başlı sektörlerin yan sanayi üreticileri olarak ana üreticilerin yakınında tesisler kurmayı hedeflemektedir. 5.000 ila 15.000 m2 arasında değişim gösteren bina alanları arayışında olan bu firmalar piyasada; endüstriyel depolama, lojistik, A sınıfı ofis, plaza kiralama, boş arsa satın alma gibi konularda fırsat yaratması ve döviz girdisi sağlanması beklenmektedir.
İSTANBUL PERAKENDE PİYASASI
Perakende sektörü son yıllarda en hızlı büyüyen sektörlerden biri olmuştur. 2009 yılı itibariyle harcamaların yaklaşık 700 - 800 Milyar Dolara ulaşmış olması Türkiye'de perakende pazarının ne kadar da gelişmiş olduğunu göstermektedir. Bu rakam 2000’lerde 200 Milyar Dolar civarında idi. Krize rağmen yükselen sektörlerin başında olan perakende sektörü, pazar payının direkt kontağını sağlayan AVM’lerle ve outletlerle de günbegün büyümeye devam etmiştir. Son yıllarda AVM’lerin sayısı hızla artmıştır. Türkiye’de şu an 250 civarında AVM bulunmaktadır. Bunların yaklaşık % 60’ı İstanbul, Ankara ve İzmir’dedir. 2009’da krize rağmen büyüyen ve yeni istihdam alanları yaratan perakende sektörü 2010 içinde de yaklaşık 70 adet yeni AVM ile tüketiciyle buluşacaktır.
Yurtdışında ise küresel kriz, alışveriş merkezi inşaatlarının önünü kesmiştir. İnşaatların birçoğu durmuştur. 2007 senesiyle karşılaştırınca dünya genelinde %45’lik bir AVM-Perakende sektöründe gerileme söz konusudur.
2009 İSTANBUL OTEL PİYASASI
İstanbul’un 2009’da İMF-Dünya Bankası yıllık toplantısına ev sahipliği yapması turizm açısından da faydalı olmuştur. Bu toplantı sırasında İstanbul’daki otellerin çoğu dolmuştur. Ayrıca İstanbul’un 2010’da Avrupa Kültür Başkenti unvanını da alacak olması konaklama için beş yıldızlı otel yatırımcılarını hareketlendirmiştir. İstanbul'da zaten son 10 yıl içinde yabancı otel zincirleri ile beraber 5 yıldızlı otel piyasası çok hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Günümüzde kentte bulunan otellerin üçte ikisi 4 ve 5 yıldızlı otellerden oluşmaktadır. Turizm Bakanlığı'ndan alınan bilgilere göre İstanbul'a gelen turist sayısı 2000 yılından 2007 yılına kadar yaklaşık 3 katına ulaşarak 6.453.000 kişiye yükselmiş ve 2008 yılı için verilen istatistiklere göre de 7.049.234 kişiye ulaşmıştır. Ziyaretçiler yoğun olarak yaz aylarını tercih etmişlerdir.Ancak İstanbul'da düzenlenen UIA Architectural Conference, UENPS gibi ülke ya da dünya ölçeğindeki kongreler nedeniyle Mayıs, Eylül ve Ekim aylarında da ziyaretçi sayısında artış olmuştur.
2009 YILI İSTANBUL'DA İŞMERKEZİ VE OTELLER
Bilindiği üzere İstanbul çok merkezli bir şehirdir. Şehrin kalbinin attığı noktalarda artık A sınıfı ofislerin olmadığı görülmektedir. İstanbul’da Kadıköy ve Taksim gibi merkezler artık B sınıfı ofislere hizmet vermektedir. Binaların yıllanmış olması, otopark sorunu gibi durumlardan ötürü yerli yabancı birçok yatırımcı Maslak, Levent, Kavacık gibi yerleri tercih etmektedir. Buralara da ihtiyacı karşılayacak lüks plazalar, A tipi ofisler yapılmaktadır. Buraların tercih edilmesinin bir diğer nedeni de ulaşımdır. Bu noktalardan birçok yere rahatlıkla seyahat edebilmek mümkündür. Son yıllarda buralarda yapılan iş merkezi otelleri de birçok şirketin genel merkezine yakın olması, ana yollara, iki köprüye ve ayrıca ana arterlere kolayca erişilmesi açısından avantajlı konuma sahiptir. Dedeman,Mövenpick, Sheraton, The Plaza Hotel, Marriot Asia, The Point gibi oteller sözü geçen oteller arasındadır. Bu oteller ayrıca alışveriş ve eğlenme merkezlerine yakın olması itibariyle de önemlidir.